“Z” harfiyle başlayan kelimeler
225 kelime · içe aktarılan geniş listeden, henüz doğrulanmadı.
- zaaf
düşkünlük, zayıflık
- zabit
subay
- zabıt
tutanak
- zabıtname
tutanak
- zade
evlat, oğul
- zadegân
sosyete
- zafiyet
güçsüzlük, zayıflık
- zahimli
haşin
- zahir
açık, belli, elbette
- zahir olmak
belirmek
- zahiren
şeklen
- zahirî
yapmacık
- zahmet
çile
- zahmetkeş
emekçi
- zahmetli
emekli, güç
- zahmetsiz
kolay
- zait
artı, fazla, gereksiz
- zakkumlaşmak
acılaşmak
- zalim
cellat, katı
- zalimce
acımasız
- zaman
bugün, çağ, dakika
- zamanında
eskiden
- zamanlamak
hesaplamak, nazara almak
- zamazingo
dost, metres
- zamin
kefil
- zaminlik
kefalet
- zamir
almaş, ivazlık
- zamk
yapışkan
- zamkinos
dost, metres
- zamkinos etmek
kaçmak
- zammetmek
katmak
- zampara
avratbaz, keskin
- zamparalık
bazlık
- zan
güman
- zanaat
pişe, sanat
- zanaatçı
zanaatkâr
- zanaatkâr
sanatkâr
- zangır zangır
tir tir
- zangırdamak
titremek
- zannetmek
sanmak
- zanneylemek
sanmak
- zapt etmek
tutmak
- zaptiye
jandarma
- zaptiye memuru
zaptiye
- zar
cidar, çeper, perde
- zarafatçıl
muzip
- zarafet
incelik, nezaket, zariflik
- zarafetli
zarif
- zarar
hasar, hüsran, zayiat
- zarar ederek
zararına
- zarar etmek
yitirmek
- zarar vermek
dokunmak
- zararına
zarar ederek
- zararlı
kötü, muzır, olumsuz
- zarf
kap, kılıf, sarma
- zarif
ince
- zariflik
zarafet
- zaruret
icap, sıkıntı
- zaruri
elzem, gerekli, zorunlu
- zat
adam, kendi, kişi
- zaten
doğrusu, esasen
- zati
zaten
- zatî
kişisel, özel
- zatlar
zevat
- zavallı
âciz, biçare, fakir
- zaviye
açı, bucak, köşe
- zayi
boş, kayıp, yararsız
- zayi etmek
kaybetmek, yitirmek
- zayi olmak
kaybolmak, yitmek
- zayiat
zarar, ziyan
- zayıf
çelimsiz, ince, kuru
- zayıflamak
daralmak, incelmek, kurumak
- zayıflık
zaaf, zafiyet
- zeban
dil
- zebun
âciz, zayıf
- zebunlaşmak
zayıflamak
- zecren
zorla
- zedelenmek
vurma
- zehir
acı, ağı, keder
- zehirlemek
sokmak
- zehle döken
illet
- zehretmek
sıkmak, üzmek
- zekâ
dirayet, feraset, kafa
- zekâlı
zeki
- zeki
uslu
- zelzele
deprem
- zem
yergi
- zemberek
yay
- zemin
dayanak, döşeme, dünya
- zemmetmek
kınamak, kötülemek, yermek
- zen
kadın
- zendost
zampara
- zeng
çan, çıngırak, zil
- zeng etmek
telefon etmek
- zeng sesi
zil
- zengin
gösterişli, kibar, varlı
- zenginleşmek
kalkınmak, palazlanmak
- zenginlik
kudret, varlık
- zenne
kadın
- zer
altın, yaldız
- zerer
sakınca
- zerger
kuyumcu
- zerli
yaldız
- zerrin
sarı
- zerzele
deprem
- zerzevat
sebze
- zevahir
görünüm, görünüş
- zeval
kabahat, öğle, sorumluluk
- zevat
adam, şahıs
- zevç
er, hayat yoldaşı, koca
- zevce
hatun, karı
- zevk
beğeni, eğlence, haz
- zevk etmek
eğlenmek
- zevklenmek
eğlenmek, hoşlanmak
- zevkli
leziz, meraklı
- zevküsefa
eğlence
- zevzek
geveze
- zevzeklik
herze
- zeybek
efe
- zeybek havası
zeybek