“Y” harfiyle başlayan kelimeler
790 kelime · içe aktarılan geniş listeden, henüz doğrulanmadı.
- ya
bes, evet, veya
- yaban
ıssız, vahşi, yabani
- yabancı
bigâne, ecnebi, el
- yabancılamak
yadırgamak
- yabani
tor, vahşi, yaban
- yabanıl
vahşi, yabani
- yabanıllık
vahşet
- yabanlık
kişilik
- yabansı
acayip, çirkin, kanunsuz
- yaçın
fotoğraf, kılık
- yad
özge, yabancı
- yâd
hatır
- yad el
gurbet
- yad eller
gurbet
- yâd etmek
anmak, hatırlamak
- yaddaş
hafıza
- yâddaş
hatır
- yadigâr
anı, armağan, hatıra
- yadırgamak
garipsemek, küllenmek
- yadırgamaz olmak
ısınmak
- yadırganan
acayip
- yadırgatıcı
tuhaf
- yadsıma
inkâr
- yağar
yağmur
- yağcı
dalkavuk, yaltak
- yağdanlık
dalkavuk
- yağday
durum, hâl, vaziyet
- yağdırmak
sağlamak, savurmak, söylemek
- yağı
düşman, hasım
- yağılık
düşmanlık
- yağır
kel
- yağış
yağmur
- yağışsız
kurak
- yağız
esmer, siyah, yiğit
- yağlı
semiz
- yağlı ip
darağacı
- yağlık
çevre, mendil
- yağma
garet, soygun, soygunculuk
- yağma etmek
yağmalamak
- yağmak
düşmek
- yağmalamak
garet etmek, talan etmek
- yağmur
bereket, bolluk, çokluk
- yağsız
ince, zayıf
- yahut
veya, veyahut
- yaka
kenar, kıyı, sahil
- yakacak
yakıt
- yakalamak
anlamak, belirlemek, paketlemek
- yakalanmak
kazanmak
- yakalık
yaka
- yakarış
dua
- yakarma
niyaz
- yakarmak
hahiş etmek, yalvarmak
- yakasız gömlek
kefen
- yakasız mintan
kefen
- yakinen
gerçekten, yakşıca
- yakıcı
dokunaklı
- yakın
DOĞRU
- yakında
geçenlerde, şimdi
- yakınlar
etraf
- yakınlarında
DOĞRU
- yakınlaşmak
yaklaşmak
- yakınlığında
sularında
- yakınlık
hususiyet
- yakınma
şikâyet
- yakınmak
ağlamak, koymak, sızlamak
- yakıntı
şikâyet
- yakışık
uygunluk
- yakışık almak
düşmek
- yakışıklı
güzel, kıvrak, yaraşıklı
- yakışıksız
ekşi, münasebetsiz, müstehcen
- yakışır
uygun, yaraşıklı
- yakışma
tenasüp
- yakışmak
düşmek, gitmek, kaldırmak
- yakışmamış
eğreti
- yakıştırmak
uydurmak, yormak
- yakıt
yakacak, yanacak
- yaklaşan
yakın
- yaklaşık
ortalama, tahminen, takriben
- yaklaşmak
benzemek, uğramak
- yaklaştırmak
tutmak
- yakmak
acıtmak, bestelemek, dağlamak
- yakşı
iyi, olur, peki
- yakşı yol
güle güle
- yakşıca
yakinen
- yakşıca dövmek
tepelemek
- yakşılaşmak
iyileşmek
- yakut
saha
- yalabık
güzel, ikiyüzlü, kaypak
- yalabımak
ışıldamak, parıldamak, parlamak
- yalaka
arsız, dalkavuk, sırnaşık
- yalama olmak
aşınmak
- yalan
dolma, mantar, uydurma
- yalan danışma
palavra
- yalan yanlış
karmakarışık, üstünkörü
- yalancıktan
yalandan
- yalandan
sureta, üstünkörü, yalancıktan
- yalanlama
tekzip
- yalanlamak
reddetmek, tekzip etmek
- yalavaç
peygamber
- yalaz
alaz, alev
- yalçın
dik, düz, kaygan
- yaldırak
parlak
- yaldız
zer, zerli
- yaldızlama
tezhip
- yalgın
serap
- yalı
sahil
- yalım
alev, şule
- yalın
alev, basit, bezeksiz
- yalın durum
mücerret
- yalın kat
basit, üstünkörü
- yalınç
basit
- yalıncak
çıplak
- yalınlaşmak
sadeleşmek
- yalınlık
açık
- yalıtıcı
yalıtkan
- yallah
git
- yalman
dik, sarp
- yalnız
ama, bir, hemen
- yalnızca
ancak, sadece, salt
- yalnızlık
vahşet