“H” harfiyle başlayan kelimeler
641 kelime · içe aktarılan geniş listeden, henüz doğrulanmadı.
- ha
evet
- hab
uyku
- habaset
alçaklık
- haber
bilgi, havadis, salık
- haber vermek
salık vermek
- haberci
muhbir, müzevir
- habercilik
ihbar, jurnal
- haberdar
muttali
- haberdarlık
ihtar, ikaz, uyarı
- haberdarlık etmek
uyarmak
- haberi olmak
bilmek
- haberler
istihbarat
- haberleşme
iletişim, muhabere
- haberli
agâh, haberdar
- habip
sevgili
- habitat
yurt
- haç
put
- haça
çatal
- hacet
idrar, lüzum
- hacet yeri
tuvalet
- hacısı hocası
hepsi, herkes
- haczetmek
girev götürmek
- had
derece, kota, sınır
- hadden artık
aşırı
- haddinden fazla
aşırı
- hadi
haydi
- hadise
olay, vaka, vukuat
- hafakan
sıkıntı
- hafi
gizli, saklı
- hafif
ferah, kolay, rahat
- hafif yollu
hafifmeşrep
- hafiflemek
azalmak, rahatlamak
- hafifletmek
azaltmak
- hafiflik
rahatlık
- hafıza
bellek, hatır, yaddaş
- hafızlamak
ezberlemek
- hafriyat
kazı
- hahiş
rica
- hahiş etmek
yakarmak
- hail
engel
- hain
alçak
- hainlik
hıyanet, ihanet
- haiz
sahip
- haiz olmak
taşımak
- hak
adalet, doğru, doğruluk
- hâk
toprak
- hak yolu
doğruluk
- hakan
kağan
- hakaret
taşlama
- hakendaz
faraş
- hakeş
cetvel
- hakeza
böyle
- hakikat
asıl, doğru, esas
- hakikaten
doğrudan, fiilen, gerçekten
- hakikatli
vefakâr
- hakiki
gerçek
- hakim
idare eden, söz geçiren, yargıç
- hâkim
baskın, egemen, yargıç
- hâkim olmak
hükmetmek
- hâkimiyet
hüküm
- hakir
değersiz, keyfiyetsiz
- hakkaniyet
doğruluk
- hakketmek
kazmak
- hakkında
baresinde, için, karşı
- haklamak
bozmak, kırmak, yenmek
- haklar
hukuk
- haklı
doğru, yerinde
- haksız
nahak
- haksızlık
mağduriyet
- hal
ben, benek
- hâl
davranış, dert, durum
- hal hareket
gidiş
- hâl tercümesi
öz geçmiş
- hala
bibi, teyze
- hâlâ
henüz, şimdiye kadar
- halas
kurtuluş
- halas etmek
kurtarmak
- halas olma
iflah
- halas olmak
kurtulmak
- halaskâr
velinimet
- halayık
cariye
- halbuki
oysa
- hâlbuki
oysa
- hale
ağıl
- halel
bozma, bozukluk
- haleldar
bozuk, bozulmuş
- haleldar etmek
bozmak, sarsmak
- haleldar olmak
bozulmak, sarsılmak
- halen
şimdi, şimdice
- hâlen
hâlâ
- hâlet
durum
- haletiruhiye
ahvaliruhiye
- hali
boş, ıssız, tenha
- haliç
koy, körfez
- halife
hükümdar
- halifelik
hilafet
- halis
arı, saf
- halis muhlis
öz
- halisane
samimi
- halk
ahali, el, kamu
- halk bilimi
folklor
- halk etmek
yaratmak
- halk oylaması
halk oyu, referandum
- halk oyu
halk oylaması, referandum
- halk ozanı
âşık
- halka
kangal
- halkiyat
folklor, halk bilimi
- hâllenmek
değişmek
- halletmek
çözmek
- hallolmak
sonuçlanmak
- hallolmuş
mahlul
- hâlsiz
bitkin
- halt etmek
kabahat etmek, sefihlemek
- halta
tasma
- halvet
kuytu
- ham
kaba, kabak, olmamış
- ham madde
ham mal
- ham mal
ham madde
- hamakat
ahmaklık
- hamam
banyo, sıcak