“O” harfiyle başlayan kelimeler
212 kelime · içe aktarılan geniş listeden, henüz doğrulanmadı.
- o
işte
- o an
derken
- o hâlde
demek ki
- o taraf
öte
- o vakit
derken
- oba
çadır, el
- obaştanlık
sahur
- obje
nesne
- ocak
aile, ev, kucak
- ocaklık
baca, mutfak, ocak
- ocumak
çekinmek, ürkmek
- od
ateş
- oda
göz
- odacı
hademe, müstahdem
- odak
merkez, mihrak
- odalık
padişah
- odbaşı
aile, kodak
- oditoryum
dershane
- odluçöp
kibrit
- odunsu
iri, kaba
- odur
işte
- ofans
atak
- ofis
büro, daire
- oflaz
güzel, iyi, mükemmel
- oğlan
bacak
- oğru
hırsız
- oğul
velet
- oğurlamak
çalmak
- ok
dingil, eksen
- okazyon
fırsat
- okkalamak
pohpohlamak
- okkalı
ağır, çok, fazla
- okşamak
benzemek, sevmek, sıvamak
- okşar
özdeş
- okşayıcı
güzel, yumuşak
- okside olmak
paslanmak
- okul
mektep, meslek
- okul çocuğu
öğrenci
- okullu
öğrenci
- okuma
kıraat
- okumak
kavramak, küfretmek, sövmek
- okumamış
cahil
- okumuş
aydın
- okuntu
davetiye
- okus pokus
dolap, düzen, hile
- okutman
muallim
- olabildiğince
oldukça
- olabilen
ihtimalî
- olabilir
kabil, muhtemelen, mümkün
- olabilir ki
galiba
- olabilirlik
ihtimal, olasılık
- olağan
adi, alelade, alışılmış
- olağanüstü
çılgın, dehşet, fevkalade
- olanak
imkan, imkân, mümkünlük
- olanaklı
kabil, mümkün
- olanca
bütün, son, var
- olası
muhtemel, mümkün
- olasılı
ihtimalî, muhtemel
- olasılık
ihtimal
- olay
hadise, hikâye, vaka
- olaysız
sütliman
- oldu
evet, tamam
- oldu bitti
emrivaki
- oldubitti
emrivaki
- oldukça
bayağı, epey, nispeten
- oldukça çok
epey
- ole
yaşa
- olgu
vakıa
- olgun
bilgi, değmiş, kâmil
- olgunlaşma
tekâmül
- olgunlaşmak
gelişmek, kızarmak, olmak
- olgunlaşmamış
gök, olmamış, tor
- olgunlaşmış
yetişkin
- olgunluk
tekâmül
- olmak
başlamak, bulunmak, çıkmak
- olmamış
ham
- olmayan
sıfır
- olsa olsa
nihayet
- olta
düzen, hile, karmak
- oluk
nav
- olumlama
icap
- olumlu
müspet, tasdik
- olumsuz
aksi, inkâr, menfi
- olur
evet, olabilir, tamam
- oluş
teşekkül, vuku
- oluşma
teşekkül, tezahür
- oluşmak
başlamak, çıkmak, peyda olmak
- oluşturmak
kurmak
- oluşum
teşekkül, teşkil
- omur
fıkra
- omurga
esas, temel
- omuz
çiğin, dal
- omuz omuza
birlikte
- omuzlamak
aşırmak
- on paralık
hiç
- onama
tasvip
- onarım
tamir, tamirat
- onarma
tamir
- onarmak
düzeltmek, tamir etmek, yapmak
- onat
düzgün, uygun
- onay
icazet, izin, tasdik
- onaylama
icazet, kabul, tasdik
- onaylamak
beğenmek, denetlemek, paylaşmak
- ongun
ağaç, bayındır, bol
- ongunluk
bereket, bolluk, mutluluk
- onma
iflah, şifa
- onulmaz
çaresiz
- onur
haysiyet, itibar, izzetinefis
- onurlu
vakur
- onursal
fahri
- operasyon
ameliyat
- operatör
cerrah
- operatris
operatör
- opsiyon
seçenek
- optimist
iyimser
- orak ayı
temmuz
- oran
nicelik, nispet, orantı
- oranla
nazaran, nispeten
- oranlama
hesap, kıyas, tahmin
- oranlamak
demek, hesaplamak, karşılaştırmak