“Ö” harfiyle başlayan kelimeler
218 kelime · içe aktarılan geniş listeden, henüz doğrulanmadı.
- öbek
deste, grup, küme
- öbür
başka, diğer, öteki
- öbürkü
öbürü
- öbürü
başkası, diğeri, öteki
- öç
intikam
- öcü
umacı
- öçürge
bozan, silgi
- öd kesesi
safra kesesi
- ödeme
ifa, tediye
- ödemek
bayılmak, dökmek, ifa etmek
- ödememek
yemek
- ödence
tazminat
- ödenek
karşılık, tahsisat
- ödenti
aidat
- ödeşme
fit
- ödev
borç, tapşırık, vazife
- ödevcil
vazifeşinas
- ödlek
korkak
- ödül
armağan, mükafat, mükâfat
- ödün
ivaz, taviz
- ödünç
borç, istikraz
- ödünleme
ödün
- öfke
akciğer, ateş, gazap
- öfkelendirmek
kızdırmak
- öfkelenme
feveran
- öfkelenmek
alevlenmek, asabileşmek, gayzlanmak
- öfkeli
hırslı, kızgın
- öge
eleman, ilke, unsur
- öğe
unsur
- öğle
günorta, öğlen
- öğle vakti
öğleyin
- öğlen
öğle
- öğleyin
günortada
- öğrenci
şakirt, talebe
- öğrenim
maarif, tahsil
- öğrenimli
okumuş
- öğrenmek
bellemek, yetişmek
- öğreti
inanç, meslek, mezhep
- öğretim
tahsil, talim
- öğretim programı
ders programı, müfredat programı
- öğretim yardımcısı
okutman
- öğretmek
göstermek, işlemek
- öğretmen
hoca, muallim
- öğün
defa, kez
- öğür
takım, zümre
- öğürmek
böğürmek
- öğürtlemek
ayırmak, seçmek, temizlemek
- öğüt
ders, nasihat
- öğütçü
vaiz
- öğütleme
nasihat
- öğütmek
çekmek, çiğnemek, ezmek
- ökçe
taban, topuk
- öksemek
istemek, özlemek
- öksürmek
yötelmek
- öksürük
yötel
- öksüz
kimsesiz, yetim
- ölçek
çap, kadran, mikyas
- ölçü
boyut, çap, değer
- ölçülmüş
ölçülü
- ölçülü
hesaplı, ılımlı, kararlı
- ölçülülük
itidal, ölçülü
- ölçüm
takdir
- ölçümlemek
muhakeme etmek
- ölçüşmek
karşılaştırmak, mukayese etmek
- ölçüştürmek
karşılaştırmak, mukayese etmek
- ölçüsünde
kadar
- ölçüsüz
aşırı, gelişigüzel, rastgele
- ölçüt
kıstas, miyar, ölçü
- öldürme
katil
- öldürmek
götürmek, katletmek, kırışmak
- öldürücü
sıkıcı
- öldürürcesine
öldüresiye
- ölme
kabız
- ölmek
geçinmek, gitmek, göçmek
- ölü açımı
otopsi
- ölü doğmak
düşmek
- ölü salı
teneşir
- ölühane
morg
- ölüm
son, vefat
- ölüm cezası
idam
- ölümlü
fani, insan
- ölümlülük
fena
- ölümsek
ölümcül
- ölümsüz
ebedî
- ömre bedel
değerli, güzel
- ömür
hayat, varlık, yaşam
- ömürlük
müebbet
- ön
civar, huzur, ilk
- ön ad
sıfat
- ön deyi
kehanet, ön söz
- ön gösterim
gala
- ön gün
arife
- ön söz
mukaddime
- önce
evvel, evvela, evvelce
- önceden
evvelce, peşin, peşinen
- önceki
eski, evvel, evvelki
- öncelemek
lanse etmek, takdim etmek
- öncesiz
ezelî
- öncü
bayrak, birinci, kılavuz
- öncül
kılavuz, öncü
- önder
başçı, imam, lider
- önel
mehil
- önem
ehemmiyet, hüküm, yer
- önemli
büyük, ciddi, mihver
- önemlice
ciddi
- önemsemek
mühimsemek, saymak, takmak
- önemsiz
cılız, değersiz, derme çatma
- önerge
teklif
- öneri
teklif
- önerme
teklif
- önermek
teklif etmek
- önlem
ilaç, tedbir, tılsım
- önlemek
karşılamak
- önsezi
duygu
- öpücük
buse
- öpüş
öpücük
- ördek
enayi, oturak
- örek
duvar
- ören
harabelik
- örenlik
harabelik